arabalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arabalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2014 Cuma

Heyyo Dadı Oldum

Serin yaz akşamından herkeslere merhaba! İş kaptım olum nasıl mutluyum anlatamam. Büyük yerlerde çalışmak istiyorum okul açılınca da part-time çalışırım diyorum ama kim beni alır? Birde sigortayla sorunum var maalesef :/ burs aldığım için o kesilir ve ben iki ay sonra işten şutlanırsam haydi eller havaya olurum. O nedenle çocuk bakıcılığı tarzında işler tam benlik ve bu akşam polis çiftin 3,5 yaşındaki kızına bakıcı olarak atandım. Çocuklarla iletişimin gayet iyi ve kuzenimin haydut oğluna koca yaz baktıysam bunu da yaparım. Büyük haydut sevdiği biri olduğunda yemeğini ona yaptırır yedirtir, çişini bile sevdiği insan yaptırtıcaktır. Öyle huyları vardır ve sen uzanışken kafana bir anda süpürge sapı yeme riskin daima vardır. Kendisi akşam 10 gibi yatar sabah 7de kalkar ve ramazanda sahura kadar oturduğum için kalan uyku süremi siz hesap edin. Ben ne acılar çektim, oruçlu olarak o çocukla top bile oynadım.

Ama iş sanırım bir aylık bir şey çünkü okullar açılınca çocuğu okula verirler. Çocuk için daha sağlıklı olur okulda benim verebileceğimden daha faydalı şeyler öğrenir. O yüzden kış döneminde de çocuk avına çıkmayı düşünüyorum. Çocuğunuza ders verem mi? diye insanların önünde beliricem. İlkokul grubunu hak edebilirim sanırım, yani inşallah.
Dün akşam babam bir haber okumuş onu anlattı. Bir baba çocuğunu teşvik edebilmek için kendisi de öss’ye girmiş ve baba, oğlundan çok daha yüksek puan yapmış. O çocuğun psikolojisini düşünemiyorum. Bende kız kardeşime baskı yapıyorum seninle bende gircem senden yüksek yaparsam yandın diye. Hiç acımayın ona çünkü oks puanımdan daha yüksek sbs puanı yaptığında beni ne kadar ezmişti anlatamam. Çok eziklendim çok. Gün intikam günü, gerçi o sayısaldan girer bense eşit ağırlığın sözel kısmıyla ne kadar yapabilirim bilmiyorum.
Bu akşam seni yönetim çatışmaları yaşandı. Polis abimiz intikam için and içti. Olay ise çardak kavgası çok komik değil mi? bildiğin beş yaşındaki çocuğun oyuncak kavgası gibi çardak kavgası yapmışlar. Birde polis abim de arabayla okula gitmeme taş koydu. Yol çok tehlikeli dedi kamyoncu dedi Allah muhafaza dedi. Babam mesajı aldı tabi.. ama bakalım iyi bir şoför olursam kamyoncular benden korksun levyeyle dalarım ağız burun zıbartırım. Minyon olabilirim ama cidden sinirlendim mi iş biter.

Birde evde yata yata kilo aldım camış gibi oldum. Annem terzi olduğu için dikiş atölyesinden don lastiği aldık. Bildiğin don lastiği ve ben onla spor yapıyorum başlığı altında oynuyorum. Bir ara ondan sapan yapmaya çalışmış olabilirim ama etkili olmadı. Her gün azıcık mekik çekiştiriyorum bu göbek gitmeli arkadaş! Aşırı yediğimden değil aşırı hareketsizliğimden böyle. Lanet olsun tatil, yaşasın çalışmak. Kızın bakıcılığını yarken iğne ipliğe dönebilirsem ne ala.

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Dost musun Düşman mı?

Dün iftara Eşme’ye gittik. Kendimi bildim bileli oradaydım. Lise 3e geçtiğimde bu lanet yere taşındık. Benim burada hiç arkadaşım yok, çok sıkılıyorum. Bunaldığımda gidebileceğim bir sahil olmaması epey canımı sıkmıştı. Ama alıştım, birde bir gerçeği anladım. Benim arkadaşım dediklerimin gerçekten arkadaşım olmadıklarını. Bana en çok o dokundu. Takıldığım iki farklı grup vardı. Birisi zaten beni face’den silmiş etmiş.
O kızda ilk yılında Kocaeli üniversitesinde baba bi bölümün ikinci öğretimini kazanmıştı. Eşmede çok araba kullandı direksiyonu iyi diye ailesi ona araba aldı. Okula gidip gelsin diye. Tabi o sıralar ben afyondan tası tarağı toplayıp dönmüşüm depresyondayım. Bu gelmiş Özdilek’e ne için tahmin et? Kontör atmak için, arabayla 15dakikalık yolu gelmiş benzin yakmış. Neymiş efendim eşmede bayi yokmuş bir lira fazla alıyormuş. Bir durdum dalga mı geçiyor diye ama gayet ciddi. Sonra geldi eve biraz oturduk konuştuk. Bir arkadaşımın mektubunu gösterdim. Hevesle arkadaşımla bana özel olan bir şeyi paylaşıyorum. O naptı dersiniz? Okudu mektubu ve bir sürü imla ve yazım hatası var dedi. Sonra biraz oturdu ve bindi arabasına gitti. O zaman anladım, benim için gelmişti ama dost görmeye değil hava atmaya. O zaman çok dokunmuştu bana evde ağladım kudurdum. Babam o zaman dedi sende kazan güzel bir yer alacağım araba diye. Neyse konuyu çok dağıtmak istemiyorum. bu kız geçen yaz iki kere yazın sınavlara gitmke için yanında arkadaş olayım diye çağırdı beni. Orada da hava atar bir şey olur canın sıkılır gitme dedi annem. Bahane buldum gitmedim. Sonrada silinmişim. Belki başka nedeni vardır bilmiyorum.

Takıldığım diğer gruptaki arkadaşımın da benim vize haftamda nişanı oldu. Vizelerde Sakarya da olduğum için gidemedim. Sanırım bana küstü, geçen mesaj attım yok ya çalışıyorum filan demişti. Dün iftara 1,5 saat kala mesaj attım Eşmedeyim dedim. Ne cevap geldi ne bir şey. Sahilde 11e kadar oturduk, bir yandan gelip geçenlere bakıyorum birkaç arkadaşımı gördüm ama onlar beni ya görmedi ya tanımadı. Kimse oradaki varlığımın farkına varmadı. İçim burkuldu ben arkadaşım diye kendimi yırttım o kadar, kimse benim için bir şey yapmadı ve ben hiç yokmuşum gibiler.
Artık yalnızlığa alışıyorum kimseye tenezzül etmiyorum. Birazda onlar bana gelmeli. Gelmeyenin de keyfi bilir benim kaybedecek bir şeyim yok.


Sitede de yönetim pek faaliyet yapmıyor ve muhalefet buna kızıyor ve imza toplamalar yönetimi devirme çalışmaları başladı. Yönetimde olanlar kendi saflarıyla sitenin orta yerinde iftar yapıp boy gösteriyorlar, muhalefet ise (polis abimiz) bizi sadece yandaş olarak değil aile dostu olarak gördüğü için içine bizi de kattığı etkinlikler yapıyor. Az kaldı yakında yönetim savaşı diye kitap falan yazacağım. Burada olanlar çok komik, o kadar saçmalayan insan var ki. Neyse şimdi oruç başıma vurdu diyerek gidiyorum. Birde dün dönüşüm muhteşem olacak demiştim ya öyle oldu hikikaten iki mimle döndüm =)

16 Haziran 2014 Pazartesi

Yaşıyorum!

Geldim ama neler yaşadım da geldim diye bir sor önce? Hemen başlıyorum anlatmaya.. Son finale gittim okula valizle ve onun açılıp kapanırken illa sorun çıkartan sapıyla kavga ede ede gittim. Neyse sağ salim vardım okula, Siyahla karşılaştık Güllerin olduğu sınıfa gittik. Sınıfa girdiğimde bir de baktım bunlar selfie yapıyor ve birde Zengin de bizim sınıfta. Hobaaa ‘’bensiz nasıl çekilirsiniz ıı şey bizsiz!’’ hemen atladık Siyahla tüm pozların içine =) ama aceleyle çektiler ben kenarda olduğum için tüm resimlerde bulanık çıkmışım. Şansıma tüküreyim. Neyse sınavdan sonra hepimiz vedalaştık. Çok zor geldi, ben çok çabuk bağlanıyorum sonrada ayrılmak zor geliyor. Karşımdaki beni düşünmezken ben düşünüyorum. Mesela seneye tekrar sınava gireceğim istediğim yeri kazanırsam burayı nasıl bırakırım diye dert ediyorum. Neyse tamam kapatıyorum bu konuyu. Sınavdan sonra tabi ki dolmuşa bindim eve gittim. Ben gittim yarım saat sonra annem evden çıktı. Çünkü ananem ameliyat olacak ona bakmaya gidecekti. Aradan bir iki saat geçti babam geldi. Çarşıya ilaçlarını almaya gitmiş, sonra da alışveriş yapmış geldi. Haa birde annem evde hazırlanırken ocağa süt koydum taşırmayın dedi. Ve evet tabi ki o sütü taşırdım. Annem terlikle alkışlamak istediyse de vakti olmadığı için yırttım. Babam geldiğinde de benim son zamanlarda taktığım çeçil peynirden almış. Birkaç kere almıştı ama benim sevdiğimden değildi onlar. Ve evdekiler de pek sevmedikleri için çok bereketli olmuştu. Neyse bu defa tutturmuş ve birde neredeyse bir kasa boyunda! Aslan babam diye tezahürat yaptım tabi ki. Sonra babam sütü kaynattınız mı dedi getirin mayalayayım. Babam tam bir yoğurt canavarıdır. Kahvaltıda dahi yoğurt yer, yoğurtsuz doymuyorum der. Neyse hayatında bir ilke imza atarak süt mayaladı. Bir ara annemi arayalım dedik, sonra araya iş girdi şey edemedik. Biraz sonra da annem aradı, bişiyler olmuş onu bekliyorlarmış falan. Aradan iki saat geçti annem eve geldi. Bana sitem ediyor ‘’seninde annen hasta olsun bende seni aramayacağım görürsün!’’
Bu yakışıklıyı dün sitede yürüyüş yaparken bulduk. Kendisi tam bir sevgi arsızı


Ameliyat ertelenmiş falan. Sonra cuma günü ehliyet kursuna gittim sınav giriş belgemi almaya, biraz gezdim oyalandım eve geldim. Gece de yumurta kapıya dayandı ya açtım ehliyete çalışmaya uğraşıyorum gözümden uyku akarken. En son amaaaan ya diyerek yattım sabah zorlanmadan kalktım, çeçil peynirimle kahvaltı ettim çıktım. Sınav kağıdında14,30 yazıyor ama yandaki yazıda sınav 11de diyor internetten baktım hep 11 yazıyor. Gittim okulun oraya iki otobüsle gittim birde varya! Bir kız iki adam var başkada insan yok. Gttim sordum onlarda benim gibi kararsız kalmışlar gelmişler.
Biraz daha durdum gene gelenler oldu ama saat geldi ne polis geldi ne gözetmen. Kalktım tekrar çarşıya gittim bir arkadaşımla buluştum ondan alacağım bir şey vardı onu aldım. Sonra durağa indim sınav yerine gideceğim lanet otobüs gelmek bilmedi. Neyse bir tane geldi sordum ‘’hangisine binersen bin yürüme mesafesi aynı gel’’ dedi. Bindim beni öyle bir yerde indirdi ki sora sora koşa koşa zor buldum okulu. Ayağımda sandalet koşarken şap şap ses yapıyor hava sıcak, kan ter içinde kalmışım. Neyse depar atarak yetiştim sınava, sınıfta nefesimi düzenleyene kadar sınavın yarısı oldu. Hemen okudum bitirdim. Ama çıkartmadılar bekle babam bekle. Neyse saldılar hemen uzaklaşmak istedim oradan. Daha önce çarşıya gitmek için beklediğim durağa doğru yürürken hemen otobüs geldi bindim. Meğer tam okulun önünden geçen otobüs varmış! Ulan şoför sen var ya sen. İçimden kötü kötü şeyler söyledim. Bugün de evde hummalı bir temizlik yaptım ufuu. Deterjan kokusundan zehirlenmiş olmam mümkün. Bir dahaki yazımda çıkar kokusu. Daha da yazarım ama sen okumaktan sıkılma diye kısa kestim. Emin ol bu kısa hali 

7 Nisan 2014 Pazartesi

Anlatınca o kadar komik olmuyor..

 Size süper komikli bir anımı anlatacağım. Ama ben anlatınca pek komik olmuyor sanırım :/ bir deneyelim bakalım. Bugünde hazırlandım çıktım durağa sap gibi dikiliyorum birde baktım Ekosüperpeçete özdilekten aşağı yanıma doğru geliyor. Naptın ne ettin jo derken ben gideyim dedi. ‘’Hooop orda dur hacı! Yani şey gitme ya bekle servis gelir şimdi ya dur iki dakika ölmezsin aaaa..’’ ikna ettim. Sonra ‘’ahanda gördün mü okula çıkan otobüsü ne kadar dolu bak sol şeritte gidiyor yanaşmadı bile bak bak gördün müüüüğğ!!????’’ diye höykürdüm adamcağıza. Oda seneye bakarız filan dedi geçiştirdi tabiî ki . Servis geldiğinde ilk tepkisi şuydu:’’bu mu lan o Adanalı?’’ bi an tırstım olay çıkar diye. Şaka lan niye tırsayım hacı babam öyle şeyler yapmaz. Bindiğimde yer yoktu sağolsun bir beyefendi yer verdi. Gitti Adanalının orda tepesinde dikiliyor filan derken bi ara bizim ki( yani Adanalı) paspasın altına koca sopa koymuş. Sırıtarak dikilen çocuğa onu gösterdi bişeyler dedi. Orada kahkahayı basmamak için zor tuttum kendimi. Vay arkadaş g*t korkusu neler yaptırıyor. Neyse okul çok sıkıcıydı, sonra sevgili Gömlek’in oda arkadaşlarıyla sorunları çıktı. Onu hemen özetliyorum. Kızın kuzeni buna ilan-ı aşk etti, kızında unutamadığı biri vardı. Sonra bizim Gömlek hanımın gönlü ısındı çocuğa evet dedi. Seçim için odadan samimi olduğu kızı da alıp memleketine gitti orda üçü birlikte gezmişler falan. Derken oda arkadaşı hanım çocuktan hoşlanmış! Tamam normal olabilir ama bunu söylediği nokta çok çirkin. Gömlek sohbet sırasında onunla sevgili olduklarını söyleyince hanımefendi ‘’ben ondan hoşlanıyorum’’ demiş. Tut kafasını duvarlara vur kıvılcım çıkart! Onun yerinde gerçek dost olsa ne yapardı? O lafı kesinlikle demezdi değil mi? Ben mi yanlış düşünüyorum. Neyse Gömlek’in canı sıkkın Güllere gittik. Orda Gül’ün oda arkadaşı Zengin var. Kız tam sıyrık J iktisat okuyor ama bizim sınıftaki her olayda sınıfta bulunmuşluğu var. O artık bizden biri grubun bir parçası… neyse bugün gittik kızlar sağ olsunlar benim vaktim gelmeden sofrayı kurmak için canla başla uğraştılar. Yemekler nefis olmuştu birde gülmeden durup yiyebilseydik.. Zengin bir laf ediyor gülüyoruz. Hatta bugün bir ara matrix gibi düşen çatalı havada yakalayışı vardı ki sormayın. Ama asaletinden ödün de vermiyor şaşkın. Bir ara çayın suyu bitti ek su koydular orada da ‘’hadi ice tea yapıyoz’’ dediği anda yarıldık.
 ‘’o kadar şeyler yapıyorum beni yaz diye yani hıhhh..’’ diye posta yoluyla alt mesaj kullanmaksızın direk mesaj verdi. Bir bizim Gül’ün El-Yusuf isyanları var ki ibret-i alemlik. Onlara da gelecek sıra bir gün El- Yusuf hazretlerinin konusuna da geleceğim.Birde Zengin’in çiftliklerinden birinci sınıf tavuk ikram ettiler. Tavuk ben servisteyken midemden gıdaklamaya başlamasa iyidi J  Neyse kızlardan çıktım onların evin bayırı beni öldürüyor. Adeta başka taraflarımdan nefes almayı öğreneyim diye koyulmuş o bayır oraya. Neyse serviste bizim Adanalı bugün tıraş olmuş. O canım Murat Dalkılıç gitmiş onun yerine tavuk g*ötü gelmiş. Hayattan soğudum resmen, neyse ama sonuç olarak onu da eğitmiş sayılırım. Artık ben inerken ‘’iyi akşamlaaaaarr’’ diyor sıpa J benden çok iyi eğitimci olur he ben diyim. Neyse çok konuştum bugünlük bu kadar ama yarın bol hayvan sever bir yazı gelecek haberiniz olsun J


                                                                                       Sakar Myna