Adanalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Adanalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2014 Cuma

Ah servis yuh servis!

Gene servisin beni almadığı bir günün akşamından herkese selam. Son son nasıl kazık atarım diye dert edindiklerini düşünmüyor değilim. Çarşamba günü okula gitmek için durağa çıkıyorum anam bir baktım, servis geliyor. Hemen pıtı pıtı koştum durağa servise atlayıverdim. Binerken Nankörle selamlaştım, inince yürürken seslendi bana. Yanımdan yürümeye başladı. Bende o sırada telefonla konuşuyorum sonra baktım bu bır bır konuşuyor. Bana mı laf ediyor diye dönüp baktım. Meğer manitasıyla telefonda kavga ediyormuş. Şimdi konuştuğum insana da dur az şunları bir dinleyeyim diyemiyorum. O bana bir şey söylüyor hıı evet evet falan diye geçiştiriyorum. Mübareğin lafı da bitmiyor. Neyse ben kapadım telefonu zaten sınıfa gelmiş bulunduk. Farklı sıralarda oturduğumuz için ayrıldık. Soramadım ya la! Neyse hoca bu defa gelip gerçekten ders anlattı. Ders sırasında bir baktım Nankör kalktı gitti. Heh kesin manitası gelmiştir ağzına mıçacak kesin ne biçim kavga ettiler kim bilir diye geçirdim içimden.

Ders çıkışı kütüphaneye gidip Gömlek'in ödevini yapmasına yardım ettim, tabi ki öküz gibi tuşlara basarak hızlı hızlı yazdım. Klavyeyi kırabilirdim gerçi şuan yazarken de aynı şekildeyim. Annem bazen kızım yavaş yaz o bilgisayar sana lazım olacak gene öldürme onu diyor. Neyse konumuz bu değil, yardım ettim sonra servise indim. Yeni adamın arabasının kapısı da açıktı ama içinde kimse yoktu, baktım Laz’ın arabasında birileri var bindim o arabaya. Duraktan tam çıkıyoruz anam birde baktım yeni adam arabasındaki üç kişiyle çıktı yola. Neyse bizde çıktık derken Özdilek’e yaklaşınca Laz , Yeni Adamla telefonda konuşuyor ‘’Özdilek bende mi?’’ dedi evet dedik. ‘’Ula kaç kere dedim size Özdilek’i bana vermeyin….’’ Diye bayağı söylendi. Ulan beni indiriyorken sorun oluyor ama az ilerde kendi yolcusu var onu indirirken sıkıntı yok.  Nasıl sinir oldum anlatamam. Oranın istenmeyen simitçisi benmişim. Servisten inerken gene insanlık bende kalsın diyerek ‘’iyakşamlaaar’’ dediysem de içimden ağız dolusu sövmek geldi.
Dün hocanın bilmem nesi varmış ders olmayacakmış gelmeyin dedi. Adamsınız dedik. En azından haber veriyor sıpa =) böyle hocaları çok seviyorum. Bugün Yeni Adamı arayıp geleceğim haberin olsun koç alt mesajı içeren bir konuşma yaptım. Durakta bekle babam bekle gelen giden yok. Derse yarım saat kala aradım servis nerede hacı ağaç oldum buralarda der gibi olduysam da sadece servis nerelerde dedim. Ne dese beğenirsin? ‘’seni almadılar mı?’’ yok aldılarda ben can sıkıntısına seninle kafa buluyorum. Şurada bir haftacık daha katlanacağım sonra bitiyor ama beni deli etmeden gitmeye niyetleri yok sanki! Allah’ım neydi günahım?  Birkaç saçma cümlecikten sonra iyi ya gelmiyorum dedim. Adanalıya böyle desem tutuşurdu aynı tepkiyi beklerken tamam o zaman dedi telefonu kapadı. Mal gibi kaldım öyle. Ulan sen kimsin kim kim kim? Kafamın içinde eko yaptı. Kös kös döndüm eve yapacak bir şey yok. Bu servisten bıktım ya ömrümden ömür gidiyor.
İyi kötü bir seneyi geride bıraktım. Artık çömez değilim kıh kıh kıh.. Ödevler bitmiyor ilkokul yıllarımı aramıyorum. Vizeler geçeli tam bir ay oldu ama hala açıklanmayan derslerim var. Notumu söyleyin de finallere ona göre asılayım be insanlar. Son dakika golü atmaya bayılıyorlar doğrusu. Hadi bakalım nasip kısmeeeeet.

                                                                                       Sakar Myna

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Çok Özledik.!

Bugün servisi bayağı bir bekledim. Bu arada Adanalı bizi bıraktı başka yere servis çekiyor, şimdi işin yoksa yeni servisçiye kendini öğret. Adanalıya anca öğretmiştim artık adımdan tanıyordu tüh be derken... Bir ara baktım ki yolu kaçırmış ilerde ışıklardan dönüş yapıp geldi aldı beni. Bindim hiç yer yok aaaa? Neyse zaten yol kısa diye düşündüm, derken daha önce bahsettiğim biri yani Kocaman dediğim çocuk kalkıp yer verdi. (poposu aşırı büyük o yüzden kocaman) ‘’Yok yol az zaten kalkma’’ derken ‘’olsun ilerde de biri daha binecek zaten’’ diyip kalktı. Teşekkür edip oturdum neyse o okulun lanet bayırında şoför gene öküz gibi sürdüğü için Kocaman’ın bir ara koltuğu koparacak diye çok korktum. Hatta çocuk bir ara benden tarafa kaykıldı. ‘’kusura bakma’’ ‘’yok önemli değil, çok savuruyor, hele ayaktakileri daha da beter’’ orada beni yanlış anladı galiba. ‘’çok şeker ya bir de söylüyor’’ laf mı soktu ne yaptı anlamadım. Okula biraz geç kaldık çünkü otoban bakıma girdiği için servis gecikti. Bizimkilerden bir tek Siyah gelmiş okula.
Yanına oturduğumda gelmiycem sandığını söyledi. Ders arasında salak pozlarda resim çekildik. Daha doğrusu selfie yapmaya çalıştık ama yok gıdığım çıktı yok gözüm yamuk, tipim kaymış..derken çok saçma şeyler yaptık. Bu aralar tam bir sefilleri oynuyorum. Çok fakirim ya, hep şu ehliyet yüzünden borçları öderken fenalık geldi. Neyse Siyah bana şeker aldı, bisküvi aldı. Ham hum yaptım hemen, bunu yazarım dediğimde beni rezil etme oralara bak diye söylendi=) kantin dönüşü geçen dönemki en kazıkçı hocayı gördük. Yanına gidip ‘’sizi çok özledik hocaaağm’’ demek istedik ama hocanın olduğu sınıf doluydu. Utandık. Hem hoca bizi tanımayıp ne diyorsunuz siz diyip kovalayabilirdi de, öyle bir karaktere sahip hırçın birazcık. Çok güzel ders anlatıyor ve anlattığının hakkını isteyen bir sınav yapıyor. Onun dersinden sınıfın büyük bir kısmı kaldı Mynanız hariç. Ben tut en fenasından geç en yumuşak hocanın dersinden kal. Beni bir zahmet kınayın. Bu dönem asıldım derslere hadi bakalım ya %10luk dilime girersem alacağım parayı ehliyete kullanırım inşallah.
Birde bugün aklıma geldi tam Mynalık bir hareketimi anlatacağım. Bayanlar genellikle bir şey alırken şununla kombinlerim, bende bu vardı onunla uyumlu olur gibi şeyler düşünür. Bense mesela çorap alırken hayatımda hiç sarı veya yeşil bir şeyim yokken gidip o renkte çorap alırım. Babamın da ben çok bayılırmışım gibi gidip yeşil ayakkabı aldığı oldu. Tabi ki hala dolapta yepisyeni duruyor. Yeşil penye bişey alayımda giyeyim onu yazık yani. Bir de telefonuma pek oyun inmiyor en iyisi Pou indirdim içindeki oyunları oynuyorum. Bakıyorum Pou aç Pou uykusuz… Allahım nasıl vicdan azabı çekiyorum anlatamam. Şarjım bitiyor, telefon can çekişiyor ama o açsa onu doyurmadan içim rahat etmiyor günah ya yazık diyorum. Biraz fazla canlı yerine koyuyorum sanırım ama vicdanıma anlatamıyorum ki onun oyun olduğunu. Mynadan seçmeler burada son bulur iyi geceler dilerim

                                                                                                      Sakar Myna

14 Nisan 2014 Pazartesi

Koltuğa tünemek..

Yazmadan duramadım gene geldim. Bu hafta Kocaeli ve Sakarya üniversitesinin büyük çoğunluğunun sınav haftası olduğu için servis bir saat erken geliyor. Sadece ikinci öğretim için bu böyle. Ama benim sınavlarım haftaya olduğu için boşu boşuna erken gidip duruyorum okula, sonra sap gibi ders saatini bekliyorum. Neyse gene sinirlendim bak! Bugün evden 3te çıkmam gerekiyordu. Kalktım, yemeğimi yedim, duşumu aldım derken saat 1 olmuş. Çok değil bak azıcık saçımla başımla oynadım saate bir baktım aman Allah’ım! 13,50 olmuş. ‘’Oha lan bu neeeee yaa ben o kadar oyalanmadım ki. Anneee saat mi bozuldu saat kaç şuan. Ya saçmalama o kadar olmuş olamaz yuh ya!!!’’ dedim durdum. Saatle kavga ettim bildiğin ve inatla inanmıyorum o kadar oyalanamadım diye inat ettim. Kalktım hemen hazırlandım ama lanet saçlarım çepil çepil duruyordu. Maşa yapmaya da üşendim doğrusu. Aslında benim saçlarım varyaaaa kendiliğinden kıvırcık oluyordu da çok uzayınca ağırlaştılar popolarını kaldırıp kıvırcık olmuyorlar. Servise bindiğimde Adanalı ‘’Eşme vaar mıııağğ?’’ diye sordu. Muavinde oldum serviste bu aralar. ‘’Kaptan yolcular tamam, ücretini vermeyen? Para üstü almayaağğn?’’ konumuna gelmeme çok az kaldı hissediyorum. Okula erken gitmem bir nebze iyi oldu çünkü quiz vardı bugün. Notlara şöyle üstün körü baktım derken zaman geçti sınav başladı. Hoca tek sorusorunca bön bön baktım başka soru yok mu bu kadar mı diye afalladım. Ama kolay sordu Allahtan J sınavdan sonra derse girmedim, kütüphaneye gidip yarın ki quize çalıştım. Bir ara ödev için kitap baktım bilgisayardan arattım koduna baktım döndüm kitabı aramaya gittim. Bakıyorum ama yok kitap Allah Allah? Ben mi çok salağımda bulamıyorum derken gidip gene baktım bilgisayara. Meğersem biri almış kitabı teslim tarihi falan yazıyormuş. Hakikaten salakmışım. Neyse servis saati geldi indim servise hemen. Bizim Kart Dalkılıç hemen arkasında oturan kızlarla muhabbet ediyorken bir çocuk bindi. Serviste bayağı dolmuştu yanıma koydu çantasını gitti. Baya kişi geldi liste okundu baktım Dalkılıç bastı gaza gidiyor. ‘’Adanalı abiiiiğğ! (kart olduğu için abi diyorum başta yaşını bilsem napıyon kerata derdim de şimdi ağız alışkanlığı işte) bir çocuk çantasını bıraltı daha gelmedi.’’ ‘’Kim o adını biliyor musun?’’  ‘’Hee biliyorum tc numarasınıda söyleyeyim mi? Bilsem bir çocuk mu derim Allahsen?’’ bu tamamen iç sesimdi kabul. Bizimki fırsat bu fırsat diye atladı arabadan bir sigara daha yaktı sanırım görüş açımdan çıkmıştı. Neyse sonra çocuk geldi. Bir kız daha geldi ama ayakta kaldı tabi.
 Yola çıktık kızcağız neredeyse koltuğa tüneyecek sandım. Halini anlıyorum bizim kart o bayırda gaza bastıkça basıyor. Bende nereye tutunacağımı şaşırdım kız koltuğa öyle bir tutunmuş ki. Hepsi benim! Diyor sanki, birde çantası da tutacak yerinin orda duruyor. Bir fren yapsa çantayla benim koltuk arasında kafam sekecek kesin yani. Yanımdaki çocukta yayıldıkça yayıldı. ‘’Koç bubanın servisi mi lan bu g*tünün üstüne otur belinin deeeel olum, o telefonun ışığı gözümü alıyor kapat olum kapat, lan beş Dakka sonra incem dur lan azcık!!’’ içimden saydım durdum. Onun poposunda olmadı ya neyse artık. Özdilek’e yaklaştıkça ayaklandım ama Adanalı telefonla konuşuyor araya girsem mi? Kendi mi hatırlatsam mı? Biliyordur yahu? Ooff kapatsa artık şu telefonu ya. Neyse geçerse birden bağırır Abi ne yaptın derim. Adamda panik yapıp kaza yapar hepimizi bok yoluna götürürüm artık. Ama şuç bende değil o telefonu kapatmayanlarda ben ne yapayım derken bizimki unutmadı beni durdu. Ve bende böylede katil olmadan gecemi tamamlamış olmanın rahatlığıyla evime geldim. Bugün pek bir şey olmadı kendi içimde geçenler haricinde ot gibiymişim yazınca fark ettim O.o

                                                                                           Sakar Myna

7 Nisan 2014 Pazartesi

Anlatınca o kadar komik olmuyor..

 Size süper komikli bir anımı anlatacağım. Ama ben anlatınca pek komik olmuyor sanırım :/ bir deneyelim bakalım. Bugünde hazırlandım çıktım durağa sap gibi dikiliyorum birde baktım Ekosüperpeçete özdilekten aşağı yanıma doğru geliyor. Naptın ne ettin jo derken ben gideyim dedi. ‘’Hooop orda dur hacı! Yani şey gitme ya bekle servis gelir şimdi ya dur iki dakika ölmezsin aaaa..’’ ikna ettim. Sonra ‘’ahanda gördün mü okula çıkan otobüsü ne kadar dolu bak sol şeritte gidiyor yanaşmadı bile bak bak gördün müüüüğğ!!????’’ diye höykürdüm adamcağıza. Oda seneye bakarız filan dedi geçiştirdi tabiî ki . Servis geldiğinde ilk tepkisi şuydu:’’bu mu lan o Adanalı?’’ bi an tırstım olay çıkar diye. Şaka lan niye tırsayım hacı babam öyle şeyler yapmaz. Bindiğimde yer yoktu sağolsun bir beyefendi yer verdi. Gitti Adanalının orda tepesinde dikiliyor filan derken bi ara bizim ki( yani Adanalı) paspasın altına koca sopa koymuş. Sırıtarak dikilen çocuğa onu gösterdi bişeyler dedi. Orada kahkahayı basmamak için zor tuttum kendimi. Vay arkadaş g*t korkusu neler yaptırıyor. Neyse okul çok sıkıcıydı, sonra sevgili Gömlek’in oda arkadaşlarıyla sorunları çıktı. Onu hemen özetliyorum. Kızın kuzeni buna ilan-ı aşk etti, kızında unutamadığı biri vardı. Sonra bizim Gömlek hanımın gönlü ısındı çocuğa evet dedi. Seçim için odadan samimi olduğu kızı da alıp memleketine gitti orda üçü birlikte gezmişler falan. Derken oda arkadaşı hanım çocuktan hoşlanmış! Tamam normal olabilir ama bunu söylediği nokta çok çirkin. Gömlek sohbet sırasında onunla sevgili olduklarını söyleyince hanımefendi ‘’ben ondan hoşlanıyorum’’ demiş. Tut kafasını duvarlara vur kıvılcım çıkart! Onun yerinde gerçek dost olsa ne yapardı? O lafı kesinlikle demezdi değil mi? Ben mi yanlış düşünüyorum. Neyse Gömlek’in canı sıkkın Güllere gittik. Orda Gül’ün oda arkadaşı Zengin var. Kız tam sıyrık J iktisat okuyor ama bizim sınıftaki her olayda sınıfta bulunmuşluğu var. O artık bizden biri grubun bir parçası… neyse bugün gittik kızlar sağ olsunlar benim vaktim gelmeden sofrayı kurmak için canla başla uğraştılar. Yemekler nefis olmuştu birde gülmeden durup yiyebilseydik.. Zengin bir laf ediyor gülüyoruz. Hatta bugün bir ara matrix gibi düşen çatalı havada yakalayışı vardı ki sormayın. Ama asaletinden ödün de vermiyor şaşkın. Bir ara çayın suyu bitti ek su koydular orada da ‘’hadi ice tea yapıyoz’’ dediği anda yarıldık.
 ‘’o kadar şeyler yapıyorum beni yaz diye yani hıhhh..’’ diye posta yoluyla alt mesaj kullanmaksızın direk mesaj verdi. Bir bizim Gül’ün El-Yusuf isyanları var ki ibret-i alemlik. Onlara da gelecek sıra bir gün El- Yusuf hazretlerinin konusuna da geleceğim.Birde Zengin’in çiftliklerinden birinci sınıf tavuk ikram ettiler. Tavuk ben servisteyken midemden gıdaklamaya başlamasa iyidi J  Neyse kızlardan çıktım onların evin bayırı beni öldürüyor. Adeta başka taraflarımdan nefes almayı öğreneyim diye koyulmuş o bayır oraya. Neyse serviste bizim Adanalı bugün tıraş olmuş. O canım Murat Dalkılıç gitmiş onun yerine tavuk g*ötü gelmiş. Hayattan soğudum resmen, neyse ama sonuç olarak onu da eğitmiş sayılırım. Artık ben inerken ‘’iyi akşamlaaaaarr’’ diyor sıpa J benden çok iyi eğitimci olur he ben diyim. Neyse çok konuştum bugünlük bu kadar ama yarın bol hayvan sever bir yazı gelecek haberiniz olsun J


                                                                                       Sakar Myna