servis kabusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
servis kabusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2015 Cumartesi

Ay Vizelerin Öldüresi Var Bizi

Geldi yine kabus gibi vizeler. Sınav listesi korkunç! Latince zaten zor üstüne iki sınav daha eklenmiş. Tüm kötülükler üst üste geliyor!
Eğitim fakültelerinde ikinci öğretim bölümleri kapatılacakmış. Sebep ne mi?  Diplomalı atanamayan öğretmen ordusunun önüne geçmek. Bölümlerde formasyon kalkıyor. Daha doğrusu sınırlama geliyor. 15000 kontenjanla çok belirli üniversitelerden formasyon alabiliyorsun ki ülke çapındaki bölüm birincileri başvursa diğerleri avucunu yalayacak. Şaka gibi.

Üçüncü yılımda YÖK sillesi yedim. Ölelim mi biz? Günden güne değişen eğitim sistemi her defasında bir tokat atmayı başarıyor. Sürekli mağdur olan öğrenciler ve aileleri artıyor. Çok sinirliyim bu konuda. Öğretmen olma hakkım elimden alındı ve ben mezun olunca ne yapacağım?

Durum böyleyken FEDEK denen bir illet var başımızda. Bu da üniversitenin kalitesini tescil edecek bir şeymiş. En yüksek, en düşük ve orta seviyeli sınav kağıtları bu kurul temsilcilerine verilecek. Gelip soru vs. soracaklarmış.
Şu birkaç günde ruhum karardı. Vizelere çalışmak içimden gelmiyor. Öğretmen bile olamıyorum ki? Acaba okulu bırakıp evlensem mi? İlk yıl sınıfta bir kız vardı ikinci yıl okulu bırakıp evlendi. O mu daha karlı ben mi? Şuan oymuş gibi gözüküyor.
Allah’ım felsefe kitaplığı olan bir fotokopici eyleme beni. Amin.
Sınıfta bazı yalakalar asistan öğrenciliğe başvurmuş ve bizim sınıftan üç kişi kazanmış. Biri çalışıyor gayret ediyor o çocuğun kazanmasına çok sevindim. Diğer iki sevimsize hepten uyuz oldum. Bende başvurabilirdim ama üç kuruş para verip ayak işlerine koşturacaklar diye istemedim. Bu yıl ortalamamı yükseltmem lazım iş güç geride dursun. Mayıs civarı ALES sınavına girip durumuma bakacağım. Ona göre yol haritası çizeceğim. İnşallah üniversitemde hoca olurum.
Dün çarşıya inip gezdim yeni sezonu geçtim eski sezon çizme bile yoktu. Acaba ben çok erken mi atladım çizme işine?

Ha unutmadan geçtiğimiz hafta yolda eski servisimle kapıştım. Dangoz herif önce yol verdi. Tabi ben acemi birden fırlayıp gidemedim. Mal adam beni geçmeye kalktı. Layn diye kükreyerek gazı kökledim. Servislere ve dolmuşlara yolda tahammülüm yok. Hepsi pis! Tabi sonra araç arkamda sinek gibi kaybolup gitti. Ben naptım. Kötü kadın gülüşü atarak okulun bayırını tırmandım. Çok zekiyim zeka fışkırıyor adeta..

Dişçiye gittim ilaç verdi. Ağzımdaki yara baya geçti ama haftaya gel dediler. Duruma bakıp ona göre çekeriz dişini dediler. Küçük çeneli olmakta zor yani. Sapasağlam dişimi çekecekler. Neyse ki sınav haftasındayım dişçi falan ertelendi. Sonra bilerek ve isteyerek gitmeyi unutacağım. Tabi yeni bir ağrı vs olmazsa. Ben gidiyorum. İslam düşüncesinde tasavvuf ve varlık felsefesine çalışacağım. Varlık felsefesinde adamlar varlık var mıdır yok mudur? Varsa nedir bilebilir miyim diye tartışmış. Allah’ım aklıma mukayet ol amin.

30 Mayıs 2014 Cuma

Serviste son günüm

Bir etkinlik var gündemde Kardeş Blog diye bir şey. Galiba süresi dolmuş ama bilmiyorum siz bakın birde. Ayrıntılar için Işınlanmak için son 3 saniye..








Evet konumuz servis! Ulan son günde de olaylıyım yahu. Nankör’e mesaj attım yeni Adam’a hatırlat beni diye. Sonra oda mesaj attı beni Laz aldı sen Yeni Adam’ı ara istersen diye. Aradım, Laz gelecek onu ara dedi. Arıyorum meşgul arıyorum meşgul, Nankör’ü aradım, ‘’söyle şuna ben arıyorum meşgul çalıyor beni bu alacakmış’’ neyse beklediğim otoparkın girişinde durdu araba mal gibi yola doğru bakıyor. Bende derince otobüsü var ona bakıyor sandım, Nankörle konuşunca anladım ki beni tanımıyor mal mal oradaki insanlara bu mu şu mu yapıyormuş. Neyse öğrenciler söylemiş geldi aldı beni ama yol boyunca dikiz aynasından kötü kötü bakıp durdu. Bende o baktıkça ezildim büzüldüm. Paramla rezil oluyorum ya neyseeee. Nankör’ün dediğine göre beni alacağını öğrenince ‘’bu da bela olacak başımıza iyice he…’’ diye söylenmiş birde utanmaz adam. Ben napayım olum git Yeni Adamla kavga et, o beni senin başına sarıyor cık cık cık. Benim suçum ne yani? Ulan son günüm olaysız geçeydi iyiydi. Okulda da ders erken bitti, Gülle yemeğe gidecektik ama onun arkadaş tayfası gelince ben şe edemedim.

Kütüphaneye gittim ama yok kitap falan almadım ki yanıma. Hava da birden yağmaya başladı ama nasıl bir dakika da suya girip çıkmışçasına ıslanırsın. Siyah dün evine gitti, bugün bayağı yalnız kaldım anlayacağın. Laz’ın kötü bakışlarından sonra tekrar onun servisiyle de dönmek istemedim, bindim Derince dolmuşuna geldi. Verdiğim yol parasına acıdım. Neyse artık sınavlarımda halama gideceğim orda kaçak internet bulursam gözüm buralarda olur. Ve birde şey bu dönem derslerim bayağı iyi inşallah %10luk dilime girer harç paramı kurtarırım. Yarın ya da öbür gün yolcudur Abbas bağlasan durmaz. Bavulumla yollara vuracağım kendimi 

27 Mayıs 2014 Salı

Sendromlu Myna

Bugün servisi beklerken gene ağaç oldum. Kendi elmalarımdan bir tane kopartıp yedim. Saat ilerledikçe tutuştum Nankör’e mesaj attım beni unuttunuz mu diye. Maalesef kaza olmuş ondan trafik çok fenaymış. Üzüldüm. Servise bindim yer yok, hemen telefonumu Nankörün kucağına attım. Çantanı da ver dese de ağır değil diye vermedim. Bir oğlan kalkayım diye hamle yaptı. ‘’yok yok otur sen mesafe kısa zaten bir şey olmaz. Valla otur ya otur otur.’’ Oturttum çocuğu rica minnet. Kocaman olsa laf dinlemiyor, yer verip kankası olan kızların yanına oturuyor. İkili koltuğu dörtlüyor. Evet kendisi iki kişiye bedel bir popoya sahip. Kızlara üzülüyorum, cama yapışıyor garipler. Neyse benden 10 dakika sonra ki bu da yolun yarısı eder, benim arkadaşımı da aldık servise. Bu sefer Yeni Adam arabadan indi bagajdan tabure çıkardı. Ulan ben ayakta dururken o tabureler niye çıkmadı bagajdan? Çok sinir oldum. İki tane çıkardı ama iç içe geçmişti ve aman dedim. Arkadaşıma sen otur dedim, oda zaten sıkışmış ehe diyip çöktü tabureye.


Bu sırada Yeni Adam liste yaptınız mı diye bir şeyler dedi. Nankör’ün önünde oturan kız listeyi gözüme soktu. Aldım tam Nankör’ün kucağına koydum yazıyorum adam viraja öküz gibi giriyor, tam yazacağım saçım kağıdın tamamını kapatıyor, tam yazacağım kalem tutukluk yapıyor. Acı çektim oracıkta o listeyi hımınımını diye parçalamak istedim. Pembe bir mezarlık olmak istedim..
Derste kalemimle bileklerimi kesmek istedim. Çok istedim kendimi asmak. Acaba hoca ne kadar sıkıcı olduğunu biliyor mu? O ders anlatırken bedenim dururken beynim uyuşuyor, vücudum uyanıkken beynim uyuyor. Çok saçma bir şey oluyor bana o ders anlatırken. Birde her kelimenin arasında istisnasız eeeeee mi denir! O ee dedikçe ümüğüne çöküp bir daha dicen mi diyesim geliyor. Ders bitti ama genel tekrar yapacağım isteyen gitsin isteyen kalsın dedi. Baktım servis saatime daha var, bizim kızlardan da hiç biri yoktu bekleyeyim dedim. Anlatıyor anlatıyor ama hiç bitmiyor! Bazen beynimin uyanık kalabildiği zaman işittiği şeylerden bahsedince cevap verdim. Yazık kadına kimse cevap vermiyor. Dersteyken inatla soru soruyor bu akıllı o ayrı, bugün şöyle oldu
-        -  Kurum nedir arkadaşlar?
-        +  …..
-         - Kurum neydi?
-          +…..
-          -Kurum hani bir ara gelen insanların kurduğu şeye denmiyor muydu?
-          +…..

Kadına inatla cevap vermiyoruz o derece ama o hala uğraşıyor. Bazen üzülüyorum ama o kadar. Baktım konuyu uzatıyor kalktım durağa giderken başka sınıfın camından geçen dönemin en bela hocasını gördüm. Bunun adı Bela olsun. Çok özlemişim. Sınıfın büyük kısmı o adamdan kaldı ben rahat geçtim, bunun tam tersi olan durumda yani kolay hocadan ve herkesin geçtiği dersten kaldım. Ama asıl önemli olan şu ki birinden öğrendiğime göre bu okulda bana gerçekten bir şeyler katabilecek hocalardan birisiymiş bu Bela. Bazen saçma tripleri olsa da dersi çok güzel anlatıyor herif yahu. Hatta dedikodulara göre buna aşık olan öğrenciler varış. Bir kızın anası gelip konuşmuş kızım çok seviyor seni falan demiş. Deli galiba bunlar. Gerçi Bela’nın k*çı b*klu. Bir öğrencisiyle birlikte olmuş sonra kızı bırakmış sanırım ki kız idareye bunu şikayet etmiş. Bunu okuldan atmışlar, sonra bir şeyler olmuş geri gelmiş diğer hocalar bu geldi diye triplere girmiş vs. bizim okul dedikodu kazanı. Ama adam belalı ya serseri sıfatına yakın şekilde uzak durulması gereken bir tip olduğu için kızları bu kadar cezp ediyor olabilir. Evet çıkarımda yaptığıma göre ağlayarak ödev yapabilirim. İyi geceler canlar 
                                                        Sakar Myna

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Çok Özledik.!

Bugün servisi bayağı bir bekledim. Bu arada Adanalı bizi bıraktı başka yere servis çekiyor, şimdi işin yoksa yeni servisçiye kendini öğret. Adanalıya anca öğretmiştim artık adımdan tanıyordu tüh be derken... Bir ara baktım ki yolu kaçırmış ilerde ışıklardan dönüş yapıp geldi aldı beni. Bindim hiç yer yok aaaa? Neyse zaten yol kısa diye düşündüm, derken daha önce bahsettiğim biri yani Kocaman dediğim çocuk kalkıp yer verdi. (poposu aşırı büyük o yüzden kocaman) ‘’Yok yol az zaten kalkma’’ derken ‘’olsun ilerde de biri daha binecek zaten’’ diyip kalktı. Teşekkür edip oturdum neyse o okulun lanet bayırında şoför gene öküz gibi sürdüğü için Kocaman’ın bir ara koltuğu koparacak diye çok korktum. Hatta çocuk bir ara benden tarafa kaykıldı. ‘’kusura bakma’’ ‘’yok önemli değil, çok savuruyor, hele ayaktakileri daha da beter’’ orada beni yanlış anladı galiba. ‘’çok şeker ya bir de söylüyor’’ laf mı soktu ne yaptı anlamadım. Okula biraz geç kaldık çünkü otoban bakıma girdiği için servis gecikti. Bizimkilerden bir tek Siyah gelmiş okula.
Yanına oturduğumda gelmiycem sandığını söyledi. Ders arasında salak pozlarda resim çekildik. Daha doğrusu selfie yapmaya çalıştık ama yok gıdığım çıktı yok gözüm yamuk, tipim kaymış..derken çok saçma şeyler yaptık. Bu aralar tam bir sefilleri oynuyorum. Çok fakirim ya, hep şu ehliyet yüzünden borçları öderken fenalık geldi. Neyse Siyah bana şeker aldı, bisküvi aldı. Ham hum yaptım hemen, bunu yazarım dediğimde beni rezil etme oralara bak diye söylendi=) kantin dönüşü geçen dönemki en kazıkçı hocayı gördük. Yanına gidip ‘’sizi çok özledik hocaaağm’’ demek istedik ama hocanın olduğu sınıf doluydu. Utandık. Hem hoca bizi tanımayıp ne diyorsunuz siz diyip kovalayabilirdi de, öyle bir karaktere sahip hırçın birazcık. Çok güzel ders anlatıyor ve anlattığının hakkını isteyen bir sınav yapıyor. Onun dersinden sınıfın büyük bir kısmı kaldı Mynanız hariç. Ben tut en fenasından geç en yumuşak hocanın dersinden kal. Beni bir zahmet kınayın. Bu dönem asıldım derslere hadi bakalım ya %10luk dilime girersem alacağım parayı ehliyete kullanırım inşallah.
Birde bugün aklıma geldi tam Mynalık bir hareketimi anlatacağım. Bayanlar genellikle bir şey alırken şununla kombinlerim, bende bu vardı onunla uyumlu olur gibi şeyler düşünür. Bense mesela çorap alırken hayatımda hiç sarı veya yeşil bir şeyim yokken gidip o renkte çorap alırım. Babamın da ben çok bayılırmışım gibi gidip yeşil ayakkabı aldığı oldu. Tabi ki hala dolapta yepisyeni duruyor. Yeşil penye bişey alayımda giyeyim onu yazık yani. Bir de telefonuma pek oyun inmiyor en iyisi Pou indirdim içindeki oyunları oynuyorum. Bakıyorum Pou aç Pou uykusuz… Allahım nasıl vicdan azabı çekiyorum anlatamam. Şarjım bitiyor, telefon can çekişiyor ama o açsa onu doyurmadan içim rahat etmiyor günah ya yazık diyorum. Biraz fazla canlı yerine koyuyorum sanırım ama vicdanıma anlatamıyorum ki onun oyun olduğunu. Mynadan seçmeler burada son bulur iyi geceler dilerim

                                                                                                      Sakar Myna

3 Nisan 2014 Perşembe

Ah Adanalı'm!

O lanet olası ‘’sen git seni istemiyoruz serviste’’ alt mesajını içeren konuşmasını yaptıktan sonra dünyam karardı. Tamam abartmış olabilirim ama niye ben istenmeyen insan oldum diye içerledim bayağı hatta gözlerim doldu, sesim titredi.  Eve gelince Ekosüperpeçeteyle  konuştuk felan ama bi çıkar yol yok ki. Neyse bu sabah ( benim sabahım 11 oluyor) aradım abi böyle böyle imkanım yok şirketi de aramadık senin başın ağrır diye dedim. ‘’olmuyo kavga çıkıcekte siz arayın şirketi de bık bık bık….’’ Allah’ım! ‘’ sizin kaydınızı Bay K.’mi yaptı? Ben olsam hiç yaptırmazdım sorun oluyor işte bla bla bla..’’ o kadar moralim bozuldu ki. ‘’Sen kimsin lan kimi istemiyon olum adam ol kafanı kırarım benim paramla geçiniyon len dürzük!!’’ diyesim geldi sustum gene. ‘’abi tamam ararız şirketi babam evde bi onla konuş al ‘’ babamla bayağı konuştular. Neymiş efendim otobüsle gidebilirmişim o adamların ekmeğiymiş haklıylarmışta mış. Babamda baya laf yetiştirmeye uğraştı ama yok adam ciddi ciddi beni istemiyor.Tamam şirketi arayayım diye döndük. Aradık orada da en az üç kez farklı kişilere ulaşmaya çalıştık en son 4.zat-ı muhtereme ulaştık. Oda bize ‘’o sorunu üç hafta önce çözdük olur mu öyle şey bu dönem sizi götürcez falan filan.. ben ararım onu neydi adı tamam ben onla konuşup dönerim size.’’ Tabi ki dönmedi. Ve aramamış şoförü! Ben evden çıkarken aradık şoförü beni kimse aramadı deyince babam kudurdu tabi. ‘’ seneye önüme altın serseneiz bu şirketle iş yapmam bu ne böyle, birbirinizle irtibat bile kurmuyosunuz , ne biçim iş, madem kayıt alıyorsunuz İzmitten düzgün yapın…….’’ Bayağı döşedi. Sonra ben durağa çıktım adam geldi aldı beni. O kadar çekinerek biniyorum ki anlatamam adam laf etcek bana diye diken üstündeyim. Adamın totosunda değilim. Öndeki grupla gırgır yapıyor, eğleniyor. O kafasını direksiyona vura vura pekmezini akıtmak istedim. O gırgır yaptığı kızlara da gıcığım benim bi adım yok ya anıra anıra ‘’Özdilekten binen kız?’’ diye sesleniyor. İkisini birlikte paralamak istedim. Çok ama çok istedim beni boş yere strese soktu dangalak kendisi eğlensin yok yaa!  Akşam dersten sonra Siyahın evine çay içmeye gittik. Yolüstünde markete uğradık herkes bir şeyler alıyor bizim akıllı Siyahta :’’ kasaya koyun hepsini bir geçirelim’’ yemezler o ayakları aklı sıra bize hesap ödetmiycek yok ya. Aldık mamalarımızı gittik çayımızı mamamızı zıkkımlandık. İlkokul ve lise hayatım boyunca olduğu gibi ortamın en zevkli yerinde eve dönmek zorunda kaldım. Kalktım servis alanına gittim, ama

nasıl gerilmişim ben bile farkında değilim. Serviste kaskatı oturuyorum gözlerim hep yerlerde. Adam bi laf sokacak diye ödüm kopuyor. Servisin en cins çocuğu olan Kocaman (poposu öyle kocaman ki insanlar onu anlatırken hani şu koca dötlü olan diye tarif ediyor) bizim Adanalı şoförle konuşuyor bir ara birkaç kelime yakaladım ‘’ abi hala sorun oluyor mu noldu ne gitti’’ ‘’şey varya(ismi devlet sırrıymış gibi gizli söylediler) Onu attıracam şikayet var’’ aman Allah’ım bana taktı adam beni attırcak kesin. Anam ne edeyim nerelere gideyim ben eyvah eyah. Şimdi mıçtın kızım hemde büyük mıçtın…diye kendimi kurdum kurdum da kurdum. Ah Ekosüperpeçete git al şu arabayı da kurtulayım şunlardan ya ömrümü yediler yahu. Şu yirmi dakikalık yol için çekmediğim zulüm kalmadı diyebilirim. Ah bi arabam olsa.. ama hayırlısı neyse o olsun ya napalım artık başa gelen çekilir. Ha bu ara da çok mutsuzum ben How I Met Your Mother'da bitti :( ekstra mutsuzum 

                                                                                                                 Sakar Myna

Ben deli değilim!?

Benim çok sevdiğim arkadaşım Siyah üç haftadır okula quiz olcaz diye gelip duruyor. Her hafta aynı muhabbet ama görmelisiniz. En son dünde aynı şeyi söyledi. ‘’Siz inanmayın daha görürsünüz yarın quiz yapacak bu hoca dediydi dersiniz o zaman görcem sizi hadi bakalım.’’ ‘’ee tamam ama yapmazsa sen ne vercen kızım kaç haftadır aynı terane adam ne sorcak zaten anlattıklarını toplasan 1 saat etmez…’’ Sonra neyse eve geldik mal mal işlele uğraştık hepimiz. Siyah o kadar quiz diyipte quize harıl harıl çalışmayan yegane insandır. Bugün okula bir gittim amanın. Hiç görmediğim sıfatlar doluşmuş sınıfa. Ben mi yanlış geldim lan? Diye düşünmedim değil, sonra bizim sınıftan birkaç kişiyi görünce oh tamam doğru geldim dedim. Derken hoca elinde bir tomar kağıtla geldi ‘’Ders saatine kadar çalışın bari quiz yapcam.’’ Dedi ve gitti. Anam bir tutuştum ki sorma. Hiçte kafam basmıyor bu derse. Çünkü bugüne kadar öğrendiğim tüm şeylerin tam tersi olduğunu iddia eden bir ders olunca insanın kafası karışıyor haliyle. Size sorsam soyut ve somut neye denir diye. Herkes somut beş duyumuzla algılayabildiğimiz şeylerdir, algılayamadıklarımız soyuttur der değil mi? Ama kazın ayağı öyle değilmiş hocamız öyle diyor. Ya işte bende öyle bön bön baktım adamın suratına. ‘’hacı kafan mı iyi ne diyorsun sen ne ayaksın lan? Kafamı bulandırma oğlum!!’’diyesim geldiyse de sustum. Dersin adıyla bu kadar çelişik olması da çok enteresan ‘’MANTIK’’ dersi adı altında bize saçmalıklar öğretip birde sınav yapıyorlar. Sınav kağıdına yazıyı ilk gören insanmışım gibi baktım yahu. Birde anlatmadığı bişiylri de sordu mübarek. Utanmadan da ‘’Nasılsa bir şey yapamıycaksınız süreniz 5dakka oyalamayın beni haydi.’’ Dedi herif ya. Sınavdan sonra Siyah’ın ben demiştim bakışları zafer edasıyla parıl parıl parlıyordu. Sen çalıştın mı dediğimde ‘’Yok ya şöyle bir okudum sorsan pek bir şey söyleyemem doğrusu’’ diyince haliyle şok oldum. Aman bizim Siyah’ta böyle denişik bir arkadaş. Quizden sonra sınıfı bıraktı hoca. Yemin ediyorum şu servis yüzünden erken biten derslere gıcığım. Öğrencilik sıfatına yakışmıyorum. Siyah gel bize dedi ama hiç otobüse binesim yoktu. Sonra bir başka arkadaşım (evi yürüme mesafesinde olan) gel bize deyince yok diyemedim. Bende gerçekten hayır diyememe durumu var he. Neyse gittim oturdum kalktım servise geldim. Tam binerken şoför senle bi konuşak diye çekti beni kenara. Normalde servisle gelmiycem bugün mesajı attığımda sadece ‘’ok’’ diye cevap atan adam bir anda centilmen oldu.

-N’aber nasılsın?
+iyiyim sen nasılsın?
-iyiyim bende ya şu İzmit otobüsleriylen sorun yaşıyoruz bugün arabanın önünü kestiler…….
Çok sulu göz biriyim o öyle anlatıp imkanın varsa çık servistene getirince muhabbeti hemen sesim titredi gözlerim doldu. Niye? Malım çünkü başka açıklaması yok.
+tamam ben babamla konuşayım gerekirse şirketi ararız, ben imkanlarıma bakarım sana dönerim yarın.
Adam da haklı en psikopat İzmit şoförleri eşkiyalık yapıyorlar. Ama ben bu vakitten sonra ne yapabilirim paramı da peşin vermişim. Geldim babamla konuştum doluya koyduk almadı boşa koyduk dolmadı. ‘’bu dönemi bi şekilde idare edeceğiz bu saatten sonra yapacak bir şey yok, ama seneye onlar gelip ağlancak bize gelin bize gelin diye.’’ Benim için en hesaplısı servis iken orda da istenmiyorum. Sinirden ağlayacağım sonunda, çaresizzzz içimdeki cocugk…..  gerçekten moralim öyle bozuk ki. Birde sonradan gelen Nankör hanım rahat rahat gidip geliyor şu yirmi dakikalık yolda ben istenmiyorum, ben sorun yaşıyorum, ben çekiyorum ya en çokta o koyuyor. Sinirimden kızın üstüne atlayıp saçını başını yolduğumun hayallerini kuruyorum. Acaba ben mi deliriyorum? Yok yok çevremdekiler deli bence bende sorun yok tabi bende niye olsun onlar kaçık ( anca kendimi böyle avuturum bende)

                                                                          
                                                                                                                       Sakar Myna 

8 Mart 2014 Cumartesi

Ömrüm bekleyerek tükeniyor

       Şu aptal ikinci dönem başladığından beri çok canım sıkkın. Hocalar yarım saat ders işleyip bırakıyorlar. Buna sevinmen gerek salak diyeceksiniz tabi. Ama kazın ayağı öyle değil işte kuzum.  Hoca yarım saat sonra bıraktıktan sonra 3 saat mal gibi beklemek zorunda kalıyorum. Çünkü anca o saatte ilk servis kalkıyor. Benimle beraber bekleyecek arkadaşım da yok ki. Olanlar evine yurduna gidiyor. Bir bekler iki bekler daha fazla beklemez, zaten niye beklesin ki bir yerden sonra insanın tahammül sınırını geçiyor. Allah var kızlar çok iyiler evi yakın olan soruyor servisin kaçta ne yapacaksın?   Ama el insaf yani insanları da bıktırmamak lazım.Birkaç kez gittim ama bir yere kadar. Adama demezler mi buda hep işi düştüğünde geliyor hiç hoş değil…..  Kızların bir şey diyeceğinden değil ama işte insanlık hali böyle demezler de başka şey derler rahatsız olurlar. Durduk yere insanları kendimden soğutmanın anlamı yok. Zaten arkadaş edinme konusunda biraz sıkıntı yaşıyorken anlamsız  atraksiyona hiç hiç hiç hiç gerek yok. 
Sonra diğer bir seçenek otobüsle gitmek ama oda içime sinmiyor. Ben servise o kadar para gömmüşüm bir de yol parası mı bayılcam? Oğlum bodrum katta para falan basmıyorum yok yani. Her ne kadar babam bu doğrultuda şakalar yapsa da yok öyle bir şey. Olsa ben anlar ve onu bir güzel söğüşlerdim. Yok eğer yedirmem kafasında olursa da polise ihbar ederdim. Böyle de kötü bir evladım.
Zaten bizim evin üvey, bencil, pislik, kötü kalpli, gaddar, vb özelliklerini taşıyan çocuğu benim. En cefakarı, en mazlumu, en masumu ortanca kardeşim. Babam öyle diyor. Ortanca kardeşimde az uyanık değil yani. Beni bin kere kaldırıp iş buyurduklarında tepkimi hep gösterdiğim için böyle görülüyorum. Ama o çakal yok mu o çakal! Hiç ses etmeden yapar, kimsenin olmadığı, kimsenin onu duymayacağından emin olduğu zaman bir ağız dolusu küfür ederek kendini deşarj eder.
    Bak konuyu dağıttım. Neyse diyeceğim o ki şu servis yüzünden haytan soğudum. Otobüsler ayrı bir dert zaten. Seneye ne yapacağımı düşünürken karnıma ağrılar giriyor. Adada eve çıksam açlıktan ölürüm. Kalkıp kendime yemek yapmak yerine açlıktan ölmeyi tercih edebilirim. Benim için en iyisi araba almak!!! Hadi inşallah araba alınır. Yaza alıyorum ehliyeti, arabada geldi mi benden mutlusu olmaz

                                                                                                                     Sakar Myna